Çeviri, sadece bir dildeki kelimeleri alıp diğer dildeki sözlük karşılıklarıyla değiştirmek değildir. Eğer öyle olsaydı, her dil matematiksel bir formül gibi birebir örtüşürdü. Oysa dil, bir kültürün, tarihin ve o topluma özgü yaşayış biçiminin aynasıdır. Bu nedenle tercümanlar, sadece iki dili bilen kişiler değil, aynı zamanda iki kültür arasında köprü kuran iletişim uzmanlarıdır.
Dünya dillerinde öyle kelimeler vardır ki, tek bir sözcükle başka bir dile aktarılması neredeyse imkansızdır. Örneğin, Türkçe’deki “Yakamoz” kelimesini veya birine duyulan ince sitemi anlatan “Gönül koymak” deyimini İngilizce’ye tek kelimeyle çevirmek mümkün değildir. Aynı şekilde Almanca’daki “Schadenfreude” (başkasının talihsizliğinden duyulan zevk) veya Japonca’daki “Tsundoku” (kitapları satın alıp okumadan biriktirme huyu) gibi kavramlar, çevirmenin yaratıcılığını ve açıklama yeteneğini devreye sokmasını gerektirir.
İşte profesyonel tercümenin farkı tam olarak burada ortaya çıkar. Bir edebi metinde, bir reklam sloganında veya bir pazarlama metninde, kelimenin sadece sözlük anlamını değil, yarattığı duyguyu ve kültürel çağrışımı da hedef dile aktarmak gerekir. Bu işlem “Lokalizasyon” veya “Yaratıcı Çeviri” (Transcreation) olarak adlandırılır.
NT Tercüme olarak, kelimelerin ötesine bakıyoruz. Metinlerinizin sadece dilini değiştirmiyor, mesajınızın ruhunu ve etkisini koruyarak hedef kitleye en doğru şekilde ulaşmasını sağlıyoruz. Çünkü biliyoruz ki, en iyi çeviri, çeviri olduğu hiç anlaşılmayan metindir.

